Skip to main content

Boş Zamanlar


 Boşa geçen zamanlarımı ileride arayacağımı düşünüp üzülürüm bazen. Ama insanoğlu böyle değil midir zaten? Bir şeyi yapmaz yapmaz, tam yumurta kapıya dayandığında yapar.
 Boş zamanlarımızın, bir meşguliyetimizin olmadığı zamanların, hiç ama hiç kıymetini bilmeyiz. Hâlbuki hayallerimiz vardır. Bizi o hayallere ulaştıracak planlar yaparız. Ve o planları uygulayabilelim diye bir sürü zaman verilmiştir bize. Ama biz genellikle o zamanları aylaklıkla geçiririz. Sonra da artık boş zamanımızın olmadığı günlere geldiğimizde, boşa geçen o kadar zamana hayıflanıp dururuz. Her ne planladıysak gelecek için, bunlar bugünlerde yapılmalı ki; yarınlarda pişmanlık duyulmasın. Yoksa yarın geriye dönüp baktığımızda elimizde boşa geçirilen koca bir ömürden başka bir şey kalmaz.

  Hiçbir şey ertelemeye gelmez. Hele hayat hiç hiç ertelemeye gelmez. Her saniye birilerinin veda ettiği bu dünyada boşa geçen ve lüzumsuzca çarçur edilen zamanın, insanın kendisine karşı yapıp yapabileceği en büyük kötülüklerden biri olduğunu düşünüyorum. 
 İnsan ömrü bu kadar kolay harcanabilecek kadar ucuz değil. Basit hiç değil. Nasıl her şeyin bir anlamı varsa, yaşamanın da bir anlamı var. Bu yüzden her şeyi çok kolay harcayabildiğimiz şu dünyada en azından zamanı harcarken durup bir düşünmek gerek.

  Güzel bir hayat yaşamak isteyen insan, zamanını ona göre değerlendirip geleceğe yatırım yapan insandır. Bugününü boş verip, yarın için hazırlanmayıp, gelecekte üzülmenin ne gereği var değil mi ama?    

Comments

Popular posts from this blog

YLSY Sürecim

Üniversite üçüncü sınıf. Aziz hoca bir dersimizde “Türkiye'de akademisyen olabilmenin yolları”nı anlatıyor. O zaman bunun için 3 yol var: ÖYP, cari alımlar ve MEB bursu. O gün MEB bursunu duyunca çok heyecanlandığımı hatırlıyorum. Anneme anlatıyorum hemen, 6 sene çok fazla diyor; babam, Türkiye'de bir iş sahibi olmamı söylüyor. Benim için hiç kolay bir ikna süreci olmuyor. Kendimi ifade etme çabalarım hala gözümün önünden gitmiyor.  Bir sene sonra ÖYP kaldırılıyor. Yıkılıyorum. Sonra mezun oluyorum. Sonra 2016 yılında ilk kez YLSY tercih kılavuzu yayınlanıyor. İçinde özel hukuk yok. Benim hukuku sevme nedenim olan özel hukuk yok. Başvurmuyorum. Ama gerçekten çok üzülüyorum. Aradan birkaç ay geçiyor. Yıldırım Beyazıt Üniversitesi'ne yüksek lisansa kabul ediliyorum. Ve YLSY'yi tamamen unutuyorum. Çok güzel bir yüksek lisans dönemi... Hocalarımı çok seviyorum. Okulumu çok seviyorum. Beni gerçekten tatmin ediyor. Sonra staj başlatıyorum. Yüksek lisans ve stajı aynı...

I TOLD MY STORY!

If you ask me what’s the coolest thing I’ve ever done in my life, I’d say, “Which one? I’ve done so many cool things!” But if you said, “Come on, be serious now,” I’d tell you: the day I told my story. That was the day I felt the bravest, coolest, and most inspired. It all started when one of my close friends invited me to the  TOUCH Network storytelling event. I was like, “Cool, let’s go.” I didn’t have any expectations, good or bad, except that I knew we’d see some farm animals since the event was taking place on a farm. So we went. It was a storytelling event, as advertised, but not just random storytelling. Four people talked about struggles they had overcome in life, how they did it, and what we could take from it. It was basically like TED Talks, but with fewer spotlights and more human touch. If you know me, you know I’m all about human connection, deep conversations, and touchy subjects. So I was so happy when I realized what was going on. I had the most beautiful tw...

End of an Era

This is a long-awaited post about my departure from the UK. I’ve finally settled back in my hometown (for now), and a week has already passed. So, here we go. I said goodbye to a country where I spent six years—give or take. It was one of the most difficult things I’ve ever had to do. Though I always knew I’d say goodbye someday, I never truly believed that day would come. It felt like ages away. I was a completely different person back then. I came to this country in tears, and I'm leaving in tears. The first time, I cried because I was heading into the unknown. Now, everything is familiar, known, and feels like home. But the tears on my cheeks fall for a different reason. I never thought I’d leave behind so many loving hearts in just six years. I came to this city knowing no one. And now, I’ve spent my final days saying goodbye, meeting people, and even struggling to   find enough time for everyone. Goodbyes are hard. Goodbyes are always hard. I don’t even know exactly what—or wh...